Uzaktan Çalışma

Piyasalara genel bir bakış ve Korona Virüsü

Son dönemde yaşananlar, özellikle sektörel dalgalanmalar, piyasalardaki dengesizlik ve üzerine de Korona vakası, insanları evden çalışmaya itti. Mavi yaka ve beyaz yaka yerini mavi pijama ve beyaz maskeye bıraktı.

Peki bu yeni dünya düzeni mi yoksa geçici bir çözüm mü, sevdik mi bu işi yoksa bir deliği boşta kalan gömlek gibi eğreti mi oldu, bunlardan konuşalım istiyorum biraz.

Bugün 30 Mart 2020 ve Korona’da dünya genelinde vaka sayısı 766.336. Ölümlü vaka sayısı 36.873. tedavi edilen 160.002. halen tedavi bekleyen 569.461 kişi var. Bu olaylar tüm dünyanın kriz ortamını Kaos ortamına taşıdı. Gelecek günler daha da sıkıntılı olacak. Süreci atlatmak asgari 8hafta, Süreci toparlamak asgari 16 hafta alacaktır. Nerden baksanız 6aydan bahsediyorum. 2020 yılının son çeyreği toparlanma sürecini olacağını gösteriyor. Bu süreci çok titiz yönetmek gerekiyor.

Biraz da piyasalardan bahsetmek gerekirse; Bir süredir dövizdeki hareket günlük %1 ile %4 arasında olması olağan karşılanır oldu. Şuan Dolar 6.57, tabi bu rakam 6,39’a kadar düştü ve 6.60’dan döndü. Buda aslında %2.5 oranında bir değişimi ifade ediyor. Benim tahminim 3 Nisan’da 6.90 görecektir. 20 Nisan tarihlerinde ise 7 TL’lere oturmuş bir dolar göreceğiz. Uzunca bir süredir Euro/Dolar Paritesinden bahsediyoruz. Umarım bu hep böyle kalır. Gerçi Amerika Merkez Bankasının sonsuz para basma söyleminde ısrarlı olması, Paranın tamamıyla değersizleşmesi bu durumu değiştirmeyecek gibi ancak Amerikanın Dijital Amerikan Dolarına geçme gibi bir planı da şuanda masada yer alıyor. Bu gerçekleşirse, rüzgar tamamıyla değişecektir. Dolar para birimi olarak çok aşırı değersizleşecek ve Alman Markı gibi kaybolacaktır.

Dünya ekonomilerindeki bu durum en çok Sterlin’in işine yaradı. Kimse o tarafa bakmıyor hiç nedense. 9 Mayıs 2019’da 8 TL olan Sterlin 30 Mart 2020 itibariyle 8,15 TL. Tamamıyla kayıplarını kapattı diyebiliriz. Mart ayı içerisinde 3 kez 8 TL’yi denedi ve destek dirençlerini oluşturdu. Artık uzunca bir süre sterlini 7.90 TL altında göremeyeceğiz diyebilirim.

Tüm dünya borsaları haftalık olarak ekside kapatırken, Brent Petrolün 1yılda 74 Dolardan 26 dolara kadar gerilemesine anlam veremezken ve bu sert düşüşler dolara ve altına değer sağlıyorken, Ülkemizde Türk Lirasıyla neler alınabilir ya da Paramız ne kadar değerlidir konusundan direkt İnsan olarak bizler ne kadar değerliyiz onu konuşmamız gerekiyor.

Özellikle şuanda yaşadığımız Pandemik Günler, bizi uzaktan çalışmaya itiyor.  İnsanlar, ülkeleri nezdinde ne kadar değerli olduğunu daha net görebiliyorlardır diye umuyorum.

Uzaktan Çalışma | HomeOffice

Nereden baksanız 7 yıldan fazla süredir homeoffice olarak yani uzaktan çalışıyorum. Bu işin en olumsuz yanı, buzdolabına çok yakın olmanız, sınırsız gibi görünen ama sınırlı miktarda kahve ve çaya sahip olmanız oluyor. Diğer her şey çok basit ve keyifli ilerliyor.

Ülkemizde birçok kişi, hayat düzenini belirli saatlerle sınırlıyor. Kimine göre bu çok doğru. Bana göre, insanoğlu her düzensizlikte bir düzen oluşturabilecek kapasiteye sahip. Eğer evden çalışıyorsanız, erken uyanarak spor yapılabilir, EMail ve VPN (Virtual Private Network) veya RDP (Remote Desktop Protocol) ile ihtiyacınız olan masaüstü otomasyonlarına erişebilir, hatta Dedicate Sunucu kiralayarak tüm işlerinizi bulut sistemlerden rahatlıkla yürütebilirsiniz. Öğle paydosonuzu yine 12:00-13:00 arası verip saat 18:00’da mesainizi sonlandırabilirsiniz yani oturumunuzu kapatabilirsiniz. Dünyada bunun o kadar çok fazla örneği var ki, isterseniz biraz değinelim başka neler yaptıklarına…

Dünyanın birçok yerinde şirketlerin çalışanları ve yöneticileri Adobe Connect, Microsoft Team, Google Hangouts vesaire görüşmelerini, toplantılarını, genel kurullarını yürütürken, maalesef ülkemizde whatsapp gruplarıyla salla-pati bir şekilde işler ilerletilmeye çalışılıyor. Halen maillerde TO/CC (Kime/Bilgi) kullanımı tartışılıyor. Maalesef bu benim işim değil denilip kimse elini taşın altına koymadığı için WorkFlow gibi iş takibi ve onay süreçlerini barındıran binlerce programlar, binlerce dolarlara satılıyor.

İşletmeler açısından Uzaktan çalışmanın en güzel tarafı metrekaresi düşük çalışma merkezlerinde kira, elektrik, haberleşme, araç kiralama ve yakıt maliyetlerinden kısmak en başta gelenleridir. Unutmamak gerekir ki, butik hizmetleri doğru ve kaliteyle sunarsanız, sizden onu satın almayacak kişi ya da kurum veyahut holding yoktur. Önemli olan doğru işi, tam zamanında ve kaliteyle sunmak. (JIT-EFQM araştırın derim)

Aslına bakarsanız bu konu zaman yönetimi başlığında tartışılması gereken apayrı bir başlık ama bir ufak girizgah yapalım: zaman yönetimi, bir işi ne kadar sürede ilerleyeceğini planlayıp yürütüp, geriye dönüp süreci ve işlemi tekrar gözden geçirip sonuçlandırıp, adam/zaman hesabıyla rapor edip faturalamaya kadar gecen süreçtir. Buradaki en can alıcı nokta yapacağınız planlamada yer alan projenin yönetimi… Yesss kafalarda “Project Management and TimeTables” konuları açıldı ve oturdu birçok şey… Süper… Hadi devam edelim…

Konuya geri dönüyorum hızlıca; maliyetlerden kısan işletmeler, proje maliyetleri hesaplarken, ücretlendirmeleri, sabit maliyetlerinin projelere yansıtılması ve uzaktan çalışan kişinin o projede harcadığı zaman ve ücret maliyetlerini değerlendirilmesi gerekiyor. Bunu nasıl yapacağım, tabii ki, çeşitli şekillerde olabilir, bir server’a bağlanma sureleri, bir uyarı sistemi hatta basit bir form bile olabilir “işe başlama, bitiş saati” gibi.

Peki hangi sektörler ya da iş alanları uzaktan çalışabilir: ilk akla gelenleri sıralayalım: yazılım, muhasebe, bordrolama, insan kaynakları, tasarım, modelistlik, seslendirme, prodüksiyon, asistanlık ve sekreterya, sigortacılık, hukuk, call-center, web tasarımı, eticaret ve dahası, uzar gider bu liste. Burada bizim en cok dikkat etmemiz gereken 2 konu var:

a) Uygun teknolojik altyapı ve modüller

b) GDPR (General Data Protection Regulation) yani ülkemizdeki haliyle KVKK (Kişisel Verilerin Korunması Kanunu). Veri güvenliği, Kişisel Verilerin Güvenliği.

Emin olun, her gün yollarda harcayacağınız zamanı, kendinize ayırırsanız, daha kaliteli yaşarsınız. Bu sizi asosyal olmuş hissine kaptırabilir ilk etapta, ama siz zaman yönetiminizi doğru yaparsanız; Sevgilinizle de bolca vakit geçirebilir, Tatilde yapabilir, Hatta farklı ülkelerde gezerken iş yapabilir, kitabınızı da okursunuz, blog da yazarsınız, sporunuzu da yaparsınız, aynı kalitede işinizi de götürebilirsiniz. Tamamıyla sizin zaman yönetiminize ve yapacağınız işe ne kadar hakim olduğunuza yani profesyonelliğinize bağlıdır. Herzaman kendinize yatırım yapın, yetkinliklerinizi artırın, bireysel entelektüel sermayenizi artırın ve şu cümleyi asla unutmayın: “hayat, ilk olarak kendini yok sayanları harcar” o yüzden ilk önce kendinizi önplanda tutun.

Size gitmemiz gereken yolu, aşmamız gereken zihniyeti bir insan kaynakları örneğiyle açıklayıp konuyu burada toparlayayım:

Yıllar önce bir insan kaynakları şirketi, ülkemizdeki birçok kişi tarafından bilinen bir şirket için üst düzey yönetici arayışıyla ilgili süreç yönetti. Bu şirket kendisine Talent Hunter da iyiyiz diyenlerden. Şirketin bir bayan aday ile mülakatı olacak ve bayan aday görüşmeye gitmiyor, onun yerine mülakat saatinde ellerinde olacak şekilde motokurye ile miniCD yolluyor ve içerisinde kendi video görüntüsü bulunuyor. Ne eğitimler aldığını, hangi dilleri ne kadar akıcılıkta konuşabildiğini örnekleriyle sunarken, hangi sorunları nasıl çözümlediğini, hangi sorumlulukları aldığını, projelerini ve sonuçlarını iletirken, pazarlık konusu olamayacak olan ücret ve yan hakları da aktarıyor. Hatta bu aktardığı ücret ve yan hakkı, çalışacağı ekibini de tahmin ederek bütçesini ifade ediyor, yapmayı hedeflediği işlerde sağlayacağı katmadeğeri de rakamlarla iletiyor.

Tabii ki, silikon vadisi ve birçok şirkette fikirleri havada ve masada yarıştırırken, ülkemizde böylesi özgüven ve yetkinliği yüksek bireyler; ego savaşlarında kayboluyor.

Uygun aday belirlemek kolay iş değil, denemek zorundasınız bazı verileriniz sağlamdır ve ilgili birime adaptasyonunu görmeniz biraz zaman alır. Ancak unutmayın ki, kendisine ve yetkinliklerine güvenen bir kişi yönetici değil, Liderdir. Ve her çalışma ortamında liderlere ihtiyaç muhakkak vardır. İşinizi çok iyi biliyor olabilirsiniz hatta en iyisi bile olabilirsiniz ama çalışma arkadaşlarınıza liderlik etmek apayrı bir durum. Egoları düşük, fikirleri hür çalışma arkadaşlarınızın olması dileğiyle,