Türkiye’de şirket kurmaya adım adım

Buradaki paylaşımlar, yapacağı işi ve bulunacağı sektörü tanıyan, genel olarak gelecek 10 yılını kaba taslak programlamış kişi ve/veya kişiler için vergi kaydı yapmadan önce yol haritası olması amacıyla yazılmıştır. Özellikli durumlarınız için lütfen bir profesyonel ile iletişime geçiniz.
Şahıs ile Şirket arasındaki farklar

Yıl olmuş 2021 neredeyse ve halen ticarette PATRON olmayı sürdürüp yetkilerini devretmeyip, işletmedeki her işin içinde bulunmaya çalışan bireyler sadece yoruluyorlar ve boğuluyorlar. Bu durumda onların Şahıs firması açmasını tavsiye ederim. Çünkü tüm yükümlülük size aittir. Ortağınız varsa, yine her şeyden sizler sorumlu olmak istiyorsanız ADİ ORTAKLIK açabilirsiniz. Çünkü tüm mal varlığınız ile ve tüm sorumluluğunuzla her şey size ait oluyor. Adi Ortaklık da sorumluluk kısıtlamaları oluyor ancak bir kaç spesifik durum ile birbirlerinden ayrılıyorlar.

Hareket noktanız, işletmenizi bir araç gibi düşünün, siz park yerinden çıkartıp ara sokaklardan ana yola bağlayıp rutine geldiğinde direksiyonu devredip, yeni müşterilerle yolunuzu uzatmak ise, Sermaye şirketini seçmelisiniz. Ancak varışa kadar ben kullanacağım diyorsanız aracınızı, Şahıs firması kurup yolunuza devam edin.

Peki, Limited Şirket mi Anonim Şirket mi?

Şirket, bir ve bir kaç kişi tarafından kurulan bir organizasyondur ve kendisine ait bir kişiliği vardır. 1 Temmuz 2012 tarihinde şuanda yürürlükte olan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile tek kişi ile Limited ve Anonim şirket kurulmasına imkan verilmiştir. Bu tarihe kadar olan şirketlerde 2 kişi ile Limited Şirket, 5 kişi ile Anonim Şirket kurulmaktaydı. Artık 1 kişi ile sermaye şirketi kurabiliyorsunuz. Genel müdür de Yönetim Kurulu Başkanı da İcra Kurulu Başkanı da siz oluyorsunuz. Bu şekilde bakıldığında Limited Şirket ile Anonim Şirket arasında fark yokmuş gibi gözükse de, detaylar aşağıdaki gibidir:

  • Limited Şirketler, 50 kişi ile sınırlıdır. En fazla 50 ortak olabilir. Ancak Anonim Şirketler sınırsız sayıda hissedara sahip olabilir. Bu noktada Anonim Şirketin Halka Açık olup olmaması önemli.
  • Limited Şirketlerin sermayesi asgari 10.000 TL (onbin) olmalı ve şirket kuruluşu esnasında blokaj zorunluluğu bulunmamaktadır. Anonim Şirketlerde sermayenin asgari tutarı 50.000 TL (ellibin) olmalı ve blokaj zorunluluğu %25 oranındadır. Örneğin, 100.000 TL sermayeli şirket kuruyorsunuz ve 4 ortak var, %25 blokaj zorunluluğu var, bu durumda 25.000 TL (yirmibeş) bankaya yatırılmalı. Her ortak hisse paylarına oranla göre yatırılmalıdır.
  • Amme Alacakları karşısında; Limited Şirket ortakları, Taahhüt etmiş oldukları Sermaye tutarı kadar sorumlu olup; Anonim Şirket ortakları sorumlu değildir. Anonim Şirketin yönetimi yani Yönetim Kurulu Başkan ve Üyelerinin tamamı, şahsi mal varlıklarıyla tüm Amme Borçlarına karşı sorumludur.  Ancak Limited şirketlerle alakalı 20 Haziran 2019 tarihinde 30807 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 11 Aralık 2018 tarihli 2013/1E. 2018/1K. sayılı İçtihat Birleştirme Kararı ile Danıştay İçtihat Birleştirme Kurulu, “Limited şirketin vergi borcu için kanuni temsilcilere herhangi bir başvuru yapılmadan doğrudan ortaklara gidilip gidilemeyeceği ile ilgili olarak verilen çelişkili kararlar nedeniyle içtihadı birleştirme yoluna gitmiş, vergi borcunun kanuni temsilcilerden veya sermaye payları oranında limited şirket ortaklarından talep edilmesinde öncelik sırasının bulunmadığına karar vermiştir. Bu karar sonrası da 6183 Sayılı Amme Alacakları Tahsil Usul Hakkında Kanun (AATUHK) 35.maddesinde hızlıca düzeltme yapılmıştır. Buradan yola çıkarsak; Anonim Şirket ortağı olup Yönetim Kurulu Üyesi olan kişiler ile Limited Şirket ortağı olanlar ve de Gerçek Kişiler arasında Kamuya karşı sorumlulukları aynıdır, Sınırsız Sorumludur. Sadece Anonim Şirket ortaklarının yönetim kurulunda bulunmayanların herhangi bir sorumluluğu yoktur. Sermaye şirketlerinde önce alacak için şirkete gidilir, şirketin ödeme gücü yok ve iflas masası kabul etmiyorsa iflası, hissedar ve yönetim kurulu üyelerine gidilir.
  • Limited Şirketin sermayesi paylara bölünür; Anonim Şirketin sermayesi hisseyi temsilen paylara bölünür.
  • Yasal Mevzuat gereği, Banka ve Sigortacılık sektöründe yer alacak işletmeler Anonim şirket olmak zorundadır, Limited şirket türü bu sektör için uygun değildir.
  • Limited Şirketlerde sermaye değişikliği için Noterde hisse devrine ve Ticaret Sicil Müdürlüğünde tescile ihtiyaç vardır. Ancak Anonim Şirketlerde bu zorunlu değildir. Matbuu irade beyanı ile hisse devri yapılıp Genel Kurul ve Hazirun Cetveli ile sonuçlandırılabilinmektedir.
  • Son dönemde yapılan düzenlemelerle, yönetmelik değişiklikleriyle, Anonim ve Limited Şirketlerde Yönetim kadrosunda yer alan kişiler hissedar olsun ya da olmasın, muhakkak “görev kabul beyanı” imzalayıp Ticaret Sicil Müdürlüğüne teslim etmektedirler. Kamuya karşı sorumluluklarının yanında Banka ve diğer üçüncü şahıslara karşı da sorumlulukları için görev kabul beyanı zorunludur.
  • Limited Şirket ile Anonim Şirketleri birbirinden ayıran en önemli unsur, Yıllık Faaliyet Raporlarının yayınlandığı Genel Kurul yapılmasıdır. Genel Kurul, Anonim şirketlerde her yıl yapılmak zorundadır, Limited şirketlerde ise Hisse Değişimi, Yönetim ve İmza Yetki Değişimleri, Faaliyet Değişimi, Unvan Değişimi dışında Genel Kurul yapılmasına gerek duyulmamaktadır.
  • Holding sadece Anonim Şirketler vasıtasıyla olmakta olup, Limitedlerde böyle bir hak bulunmamaktadır.
  • Anonim Şirketler finansman desteği amacıyla Tahvil çıkartabilirler, bunun karşılığında Temettü dağıtımı yapabilirler. Ancak Limited şirketlere bu yetki tanınmamıştır.

6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda İmtiyaz Hakkı ve Rüçhan Hakkından bahsedilmektedir. Özellikle 360ıncı maddenin 2nci fıkrasında, “yönetim kurulunda temsil edilme hakkı tanınan paylar imtiyazlı sayılır” cümlesinden yola çıkarsak; gelecek yıllarda şirketini halka arz etmek isteyenlerin veyahut melek yatırımcı, girişim yatırımı, ortak edinme gibi durumlar olacak ise, söz hakkının yani yönetim hakkının kaybedilmemesi için Anonim Şirket kurulmasını şiddetle tavsiye etmekteyiz. Hisse Paylarını A/B/C Tip Pay türlerine bölerek imtiyaz hakkını belirliyor, yönetimde söz sahipliği ve müdahillik kısımları şirket kuruluşunda veyahut sonrasında organize etmekteyiz. Bunu konuyu ayrıca değerlendirmek için bir yazı yayınlayacağız.

Son Söz olarak, konuyu toparlamak gerekirse, her ne kadar Anonim Şirket daha çok avantajlıymış gibi bireyleri A.Ş. kurmaya yönlendiriyor gibi algılansa da aslında ayırım çok basit;

Şirketinize hissedar alıp yönetim hakkı vermek istemiyorsanız Anonim Şirket önceliğiniz olmalı;

Şirketinizi daha butik  yapıda tutup, tüm kontrol benim elimde olsun ancak kâr nedeniyle %35 oran yerine daha az vergi ödemek istiyorsanız %22 oranıyla Limited Şirketi tercih etmeniz önceliğiniz olmalı;

Ben kendimi şirketimde huzur hakkı ile bordrolu yapıp maaşa bağlamak istemiyorum, yazılım ve danışmanlık gibi bilgiye ve bireysel yetkinliğe sahip bir iş yapıyorsanız ve bankaya gelen parayı istediğim gibi kullanırım diyorsanız Şahıs firmasını tercih etmenizi önceliğiniz olmalı. Benim naçizane tavsiyem Marka ve Kurumsal Kimlik düşünüyorsanız öncelikli olarak ve ihalelere girip, firmalara teklifler vererek müşteri çekmek istiyorsanız firmanıza Anonim Şirket kurup İcra ve/veya Yönetim Kuruluna maaş ödemesi yapmanızıdan yana olacaktır.

Her yıl Genel Kurul Toplantısı işleriyle uğraşamayız, imza yetkisi ve diğer kurumlarla yazışmalarla uğraşamayız diyorsanız Limited şirket olmanızı önceliğiniz olmalıdır.

 

Yukarıdaki açıklamaların faydalı olmasını dilerim,