Basiretli İş Adamı nedir

Hadi biraz beyin fırtınası yapalım

Arkadaş gruplarıyla bir araya gelindiğinde, konu dönüp dolaşıp “ticaret yapmalıyız” şeklinde evriliyor. Tam da bu noktada, patron, iş adamı, girişimci, lider gibi başlıklar ardarda sıralanıyor.

Pekala, yasalarda ve ticaret hayatında bahsedilen basiretli iş adamı ile ne kasıt edilmektedir?

Öncelikli olarak, basiretlilik kelimesinin anlamından yola çıkalım. Türk Dil Kurumuna göre; Sağgörülülük, Gerçeği görebilen, Uzağı görebilen demek oluyor. Dolayısıyla sıfat ile zenginlendirilmiştir bu cümle bütününden yola çıkarsak, uzağı görebilen anlamına gelmektedir.

Daha önce 6762 sayılı Eski Türk Ticaret Kanununun 20nci maddesinde ifade edilmişti, yeni halinde ise 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 18inci maddesi şu şekildedir:

MADDE 18 (1) Tacir, her türlü borcu için iflasa tabidir; ayrıca kanuna uygun bir ticaret unvanı seçmek, ticari işletmesini ticaret siciline tescil ettirmek ve bu Kanun hükümleri uyarınca gerekli ticari defterleri tutmakla da yükümlüdür.

(2) Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir.

(3) Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır.

(4) Tacir sıfatına bağlı olan diğer hükümler saklıdır.

 

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 22 Kasım 2018 tarihinde E:2017/2224, K:2018/1753 ile “6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun (6762 sayılı TTK) 20/2. (6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun (6102 sayılı TTK) 18/2) maddesi gereğince, tacir, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli iş adamı gibi hareket etmesi lazımdır. Nitekim, bankaların, tacir olarak bütün işlemlerinde basiretli davranma yükümlülüğü herhangi bir tacirden farklıdır. Bu sebeple bankalardan beklenen basiret ölçüsü ve özen yükümlüğü şüphesiz daha ağırdır. Özellikle bankaların internet bankacılığı hizmeti vermeye başladıkları andan itibaren özen yükümlülüğünün daha da arttığının kabul edilmesi gerekmektedir” şeklinde kararı mevcuttur.

Tüm bu yorumlardan yola çıkarsak; Aslında, Basiretli İş Adamı, bir kusur ölçütüdür. Buradaki çıkarımın temeli “…bütün faaliyetlerinde…” denilmesidir. Bütün Faaliyetlerinde özenli olmak, bir noktada iyi niyetin ihlali, yönetimsel kararlardaki iyi niyetin ölçümlenmesi gibi yorumlar alelade şekilde bir kusur ölçütüdür.

Gerçekten Basiretli İş Adamı kimdir

bir yanlış kararın, yanlış olduğunu ancak uygulayıp sonuçlarını gördükten sonra anlayabilirsin. her yanlış, başlangıçta en doğrudur.

Konuya her zaman söylediğim bu cümle ile başlamak istedim. Basiretli İş Adamı, yani Tacir, yani CEO, yani Patron, yani İş İnsanı, yani Müteşebbis, yani Girişimci ve daha nicesi… Bir şekilde nitelendirilen iş insanları, yönetimsel süreçlerinde hep bir değerlendirilmeye tabi tutuluyorlar ve bu noktada ödüllendirilmelerinden değil, cezalandırılmalarından konuşuluyor. Yöneticiler, Patronlar ya da Liderler, kendisini hangi kategoride nitelendirmeyi tercih eden İş İnsanları maalesef öncelikli olarak şu soruyu soruyor: “şirket ortağı olarak olası bir sıkıntı da ne ile karşılırım?”

İşte bu sebeple konu dönüp dolaşıp Stratejiye gelmektedir. Strateji yüzyıllar önce Askeri alanda harekat düzeni olarak kullanılmaya başlansa da genel olarak iş hayatında geleceği planlama şeklinde kullanılmaktadır.  Belli bir amaca doğru ilerlerken izlenen yollar ve programlardır. Ancak bu yolların bazıları, çevresel faktörlerle dönemsel olarak dalgalanmalar hatta yanlışa giden sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle işletme yöneticileri veya iş insanları, kusur ölçüsü ile değerlendirilmemelidir.

Bu şekilde konuyu açıklarken bazı bireyler, “bu sadece bizim ülkemizde vardır” şeklinde düşünüyorlarsa hemen araya girelim; İsviçre ve Almanya da paralel hükümlere sahip ülkelerdendir.

Tüm bu yorumlardan sonra, konuyu toparlamaya başlayalım. Sağduyulu ve Kararlarıyla bir vizyona sahip olan, bulunduğu sektör hakkında bilgisi ve tecrübesi bulunan, ekibini ve yetkinliklerini iyi tanıyan, işini iyi pazarlayan ve bunun sonucunda karlılık hedeflerine en ideal şekilde ulaşarak ve sermaye yeterlilikleri kapsamında işletmesini en iyi yöneterek orta ve uzun vade işletmesini geleceğe artan değerlerle taşıyabilen kişiye basiretli iş insanı denilir. Ben basiretli iş insanı demeyi tercih ediyorum. Çünkü günümüzde çok başarılı kadın yöneticiler mevcut. Öyle ki, çağımızda teknolojiyi ve kodlamayı çok iyi kullanan hanımefendilerin bulunması, onların vizyonerliklerine hayran olmamak elde değil. Bu haseple, iş insanı terimi daha kulağıma hoş geliyor.

Dolayısıyla bu yazının en başında arkadaş ortamında konunun dönüp dolaşıp “ticaret yapmalıyız” cümlesindeki işi herkesin başarıp farklı sonuçlara ulaşmasının temelinde biraz önce bahsettiğim “basiretli iş insanı” yetkinlikleri sağlamaktadır. Her şeyden önce Ticaret özveri demektir. Vaktinizi ve Maddi Varlığınızı oraya yatırıyorsunuz. Getirisinin de tatmin edici olmasını istiyorsunuz. Çok haklısınız. Peki ölçümlerken değerlendirmenizi destekleyecek mantıklı verileriniz var mı? İşte tüm ticaretin özünde bu yatmaktadır: “Ölçümlemek

Unutmayın ki, ölçümleyebildiğiniz şeyin doğru mu yanlış mı, verimli mi verimsiz mi, karlı mı zararlı mı, maliyetli mi avantalı mı, sürdürülebilir mi yoksa dönemsel verimli mi olduğunu anlayabilirsiniz.

Türk Ticaret Kanunu 18/2’deki ifadeyi, Vergi Denetim Raporlarında (VDR) ve Vergi Tekniği Raporlarında (VTR) çokça görmekteyiz. Limited Şirketlerde Şirket Ortağı ve Anonim Şirketlerde Yönetim Kurulu Başkanı aldığı kararların ve uygulamaların hataları nedeniyle Vergiyi yanlış hesaplatan uygulamaların içerisinde bulundukları rapor ile tespit edildiyse, Rapor Önsöz bölümünde ilgili yasaya atıfta bulunulmaktadır.  Bununla birlikte Vergi Mahkemelerinde, Ticari Anlaşmazlıklarda karşı tarafı yanılgıya düşürücü işlemler, hileli işlemler olarak nitelendirilir ki, Asliye Ceza Mahkemelerinde ve/veya Birinci Derece Mahkemelerde bu ifadeye çokça rastlarız. Dolayısıyla yukarıda “kusur ölçütü” şeklindeki yorumumuz bu uygulamalarla desteklenmektedir.

Sonuç olarak, Basiretli İş İnsanı; sağduyulu ve işletmesini yönetirken ticari hassasiyetini önplanda tutarak iyi niyeti olmaya gayret eden, verdiği kararlar neticesinde aldığı risklerle işletmesini ve işletmesindeki iş görenlerini, geleceğe taşıyan kişidir. İlgili ticari ve vergi yasalarının daha makul seviyelerde olmasını temenni ederken, bir yandan ticareti aksatmayacak ve başka işletmelerin özgür ticaret alanlarını gözetecek şekilde hukuki düzenin evrilmesinin işletmesini daha uzun soluklu faaliyet kalacağının garantisi olarak görecektir. Böyle bir düzen içerisinde mikro ölçekten orta ölçeğe geçiş yapan işletmelerin sayısı artacak ve ülke ekonomisinde katmadeğerli işler çoğalıp, refah seviyesinde yukarı ivme kazanılarak daha rekabetçi ve daha kaliteli ticaret artacaktır. Şunu kabul etmeliyiz ki; Ticaret Ahlakı diye bir şey yoktur. Ticareti yapan ahlaklı ve iyi niyetli insanların bir araya geldiği ticarethanelerin bir işleyiş karakteri yani iş yönetimleri vardır. Bu nedenle yasal mevzuatın, kusurları cezalandırırken bir yandan da başarıları ödüllendirmesi gerekmektedir. Şarta bağlı ödüllendirmeler, ticari faaliyetlere ekonomik destekler sağlayabilirse, rekabetçi işletme sayıları gittikçe artacak ve Gayrisafi Milli Hasılaya etkisi ilgili yıl içerisinde gerçekleşecektir.

Faydalı olması dileğiyle,